PTFE – Mekanik

PTFE kaplamalar, kimyasal saldırılara oldukça mukavimdirler ve yüzey enerjileri çok düşüktür. Bu şu anlama gelir: Sıvılar yüzeyi kolayca ıslatamaz ve diğer katı maddeler PTFE kaplamaya güçlü bir şekilde yapışamaz. Bu özellikler, PTFE’yi koruyucu yüzey kaplamaları için oldukça değerli kılar. Ancak bu eşsiz özellikler, kaplanacak yüzeye düzgün bir şekilde yapışmaya sahip PTFE kaplamaların uygulamasını da zor kılar. Pratikte, PTFE kaplamaların başarısı bir kısım mekanik kriterlerin doğru bir şekilde yerine getirilmesine bağlıdır.

En yaygın PTFE kaplama uygulama metodu spray uygulamasıdır. Geniş bir malzeme yelpazesinde bu yöntem kullanılabilmektedir. Özellikle karmaşık geometrik yapıya sahip parçalar için ideal kaplama yöntemidir.

Malzeme ile PTFE kaplama arasındaki bağ, yüzeyin aşındırılması ile gerçekleştirilir. Bu işlemin malzeme üzerinde birden fazla pozitif etkisi vardır. Birincisi ve en önemlisi, kaplamanın yapışmasını sağlar. İkincisi, yüzey alanının artmasını sağlayarak kaplamanın malzeme üzerine daha sağlam nüfuz etmesine yardımcı olur. Üçüncüsü ise yüzey aşındırma işlemi bir nevi temizlik görevi de görerek PTFE kaplama yapılacak parça yüzeyini kaplamaya daha uygun hale getirir.

Tipik kaplama kalınlığı 10 ila 100 mikron aralığındadır. Bununla birlikte kaplama kalınlığı, kullanılan yöntem ve müşteri ihtiyaçlarına göre değişkenlik göstermektedir. Kaplanacak malzeme herhangi bir metalden imal edilmiş olabilir. Öncelikle parçanın yüzeyi PTFE kaplamanın yapılabilmesini sağlayacak yapıya kavuşturulmalıdır. Bu işlemlerin akabinde kaplama işlemi gerçekleştirilir. PTFE kaplama sistemi, ihtiyaç duyulan uygulamaya bağlı olarak çok katmanlı olarak da gerçekleştirilebilir. Kaplama sonrasında gereken sıcaklık ve sürede kürleme yapılır ve malzeme soğumaya bırakılır.

Kaplamanın uygulanma süreçlerinde muhtelif kalite kontrol adımları vardır. Bu adımlar, kaplama malzemesinin viskozite kontrolleri ile kürlenmiş malzemenin yapışma ve sertlik kontrollerini içeren mekanik testlerdir.